Alaçatı'da Bir Gün

Alaçatı'da Bir Gün

İstanbul’dan uzaklaşmak için günübirlik geziler yapmayı çok seviyorum. Bu yüzden ucuz uçak bileti buldukça kendime yeni rotalar çiziyor ve yola koyuluyorum.

Bu seferki planımda Alaçatı’yı günübirlik gezmek var. Ucuz uçak bileti bulduğum gibi İzmir’e iki kişilik bilet alıyorum. Bu sefer kardeşimin rehberi olarak iş başındayım. Atatürk Havalimanı’ndan Pegasus’un en erken uçağıyla İzmir’e doğru yola çıkıyoruz. Yolculuğumuz İstanbul’daki çoğu yere ulaşmaktan daha kısa sürüyor.

Havalimanından çıkıp hemen İzban’a doğru ilerliyoruz. Aliağa yönüne binip Hilal durağında iniyoruz. Hilal durağından metroya binip, Fahrettin Altay’a kadar metroyla ulaşıyoruz. Fahrettin Altay durağından çıkınca Çeşme’ye giden otobüsler sizi karşılıyor. Biz Çeşme Seyahat’i tercih edip, 15 TL’ye Alaçatı’ya ulaşıyoruz. İstanbul’dan uçağa bindiğimizden bu yana toplamda 2 saat gibi kısa bir sürede Alaçatı’ya ulaşmış oluyoruz.

Alaçatı’ya vardığınız anda sizi günümüzden yaklaşık 150 yıl önce Alaçatı’nın rüzgâr gücünü kullanarak buğday öğütmek için kurulmuş yeldeğirmenleri selamlıyor. Yeldeğirmenlerini fotoğraflamadan bu kısımdan ayrılamıyorsunuz. Girişteki kumrucuları ve hediyelik eşya dükkânlarını geçip, Alaçatı’nın renkli ara sokaklarını gezmeye başlıyoruz.

Antik dönemlerde Agrillia olarak bilinen Alaçatı; İzmir’in özellikle son yıllarda yıldızı parlayan bir turizm merkezi olarak karşımıza çıkıyor. Osmanlı Dönemi’nde daha çok Rum halkın yaşadığı bir yer olan Alaçatı, dar taş sokakları ve rengârenk cumbalı, taş evleriyle sizi adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.

Alaçatı evlerinin ünü aslında eskiliğinden değil, “Alaçatı Taşı” denilen ve ponza taşına benzeyen özel taşlardan yapılmasından geliyor. Bu taşlar evlerin kışın soğuktan, yazın da sıcaktan korunmasını sağlıyor. Günümüzde evlerin çoğu eski hallerini korumayı sürdürüyor. Yeni yapılan evlerin ise diğerleriyle aynı tarzda yapılmasına özen gösteriliyor.

Burada yaşayan Rumlar’ın 1920’lerde Mübadele kararı çıktıktan sonra Yunanistan’a göç ettiğini, gidenlerin evlerine ise Yunanistan’dan gelen Türkler’in yerleştiğini öğreniyoruz. Günümüzde nüfus giderek azalmış olsa da hala bir kesim Alaçatı’da yaşamaya devam ediyor. Yerli halk taş evlerini kafe ve butik otellere dönüştürerek bölgedeki turizm potansiyelini ayakta tutmaya çalışıyor.

Alaçatı’nın durmadan esen rüzgârı da yerli ve yabancı turist tarafından bu kadar ilgi görmesinin bir başka sebebi. Çünkü rüzgâr yaz boyunca Alaçatı’da 15-25 knots hızla esiyor ama dalga yapmıyor. Bu durum da sörf için uygun ortamı sağlıyor. Bu yüzden de her yıl binlerce yerli ve yabancı turist sörf yapmak için Alaçatı’yı tercih ediyor. Sahilde sörf dersi alabileceğiniz, malzeme kirayalayabileceğiniz pek çok sörf okulu da bulunuyor.

ALAÇATI’YA ULAŞIM

Alaçatı’ya direkt otobüsle gitmek isteyenler için Metro, Ulusoy, Pamukkale, İstanbul Seyahat gibi firmaların Çeşme’ye giden seferleri bulunuyor.

“Otobüs de neymiş, ben uçaktan şaşmam!” diyenler içinse İzmir’e uçakla gelip Alaçatı’ya otobüsle gidecekler için 2 seçenek bulunuyor:

Birincisi, Adnan Menderes Havalimanı’ndan kalkan Havaş otobüsleriyle 25 Lira vererek direkt Alaçatı’ya gidebiliyorsunuz.

İkincisi, İzban ve metroyu kullanarak vardığınız otobüs durağından Çeşme yönüne giden otobüslere binerek Alaçatı’ya ulaşabiliyorsunuz. (Bunun için havalimanı durağından İzban’a binmeniz Hilal durağında inip, Fahrettin Altay yönüne giden metroya binmeniz gerekiyor. Fahrettin Altay durağından kalkan Çeşme otobüsleriyle 13-18 Lira arası değişen fiyatlarla otobüslere binebiliyorsunuz.) 

ALAÇATI’DA NE YENİR?

Alaçatı’ya gidip yemeden dönmemeniz gereken şeylerin başında “kumru” geliyor. İzmir’e özgü bir yiyecek olan kumru simite benzer bir ekmek, sucuk, salam ve sayas peyniri kullanılarak hazırlanıyor. En güzel kumrucuların şubelerinin bulunduğu Alaçatı’da kumrunun fiyatı yediğiniz yere göre 11-15 TL arasında değişebiliyor.

Bunun yanında Çeşme’nin sakız ağacının yetiştiği nadir yerlerden biri olması damla sakızlı ürünleri ön plana çıkartıyor. Artık Sakız Adası’ndan ithal ediliyor olsa da muhallebiden, dondurmaya, macundan, reçele ve kurabiye gibi birtakım yiyeceklerin damla sakızlısını bulabiliyorsunuz.

Benim önerilerim: Kumrucu Şevki’de kumru (11 TL) , İmren Pastanesi’nde damla sakızlı muhallebi (10 TL), Rumeli Pastanesi’nde (3 TL) dondurma yeyin!

ALAÇATI’DA NE YAPILIR?

-Güne Alaçatı köy kahvaltısıyla başlayıp, kumruyla devam edip, akşamı Ege’nin o leziz mutfağıyla bitirebilirsiniz.

-Denize girebilir ya da sörf yapabilirsiniz.

-Sörf yapmayı bilmiyorsanız sörf dersi alabilirsiniz.

-Antikacılarında gezip, kafelerinin tadını çıkarabilirsiniz.

-Damla sakızlı lezzetlerini tadabilir, sokaklarını keşfe çıkabilirsiniz.

-Renkli taş evleri ve güzel kafelerinin bol bol fotoğrafını çekebilirsiniz.

ALAÇATI’DAN NE ALINIR?

Alaçatı’da alışveriş için çok sayıda küçük dükkân bulunuyor. Buralarda sayısız hediyelik eşya bulabiliyorsunuz. Alaçatı özellikle antika dükkânlarıyla turistlerin ilgisini çekiyor. Siz de antika meraklısısıysanız bu dükkânları ziyaret edip, antika ürünleri satın alabilirsiniz.

Yiyecek olarak da damla sakızlı kurabiye, damla sakızlı macun ya da reçel, damla sakızlı likör gibi alıp eve götürebileceğiniz alternatifler bulunuyor.

SON: Bir dahaki gelişimizde Yunan Adaları’na geçebiliriz düşüncesiyle Çeşme’den ayrılıyoruz.  

Yorumlar