Bir Türk'ün Yunanistan güncesi: Komşuda Ne Oluyor

Bir Türk'ün Yunanistan güncesi: Komşuda Ne Oluyor

Bilenler bilir Yunanistan’ı (henüz gitmemiş olsam da) ne kadar çok sevdiğimi. Canım sıkıldıkça Yunanistan ile ilgili birşeyler araştırırım. Yine bir gün Yunanistan ile ilgili araştırmalar yaparken diğer bloglardan farklı bir site çarpıyor gözüme “Komşuda Ne Oluyor”.

Sayfanın kurucusu Mehmet Göktuğ’a yazıyorum hemen “Söyleyişi yapabilir miyiz?” diye. Beni kırmıyor, sorularıma içtenlikle yanıt veriyor. 2011 yılından beri Yunanistan’ın başkenti Atina’da yaşayan Göktuğ, bir internet sayfası olarak açtığı “Komşuda Ne Oluyor”un nasıl bir seyahat rehberine dönüştüğünü ve Yunanistan’daki yaşamını bizlerle paylaşıyor.

Mehmet Göktuğ kimdir? Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Mehmet Göktuğ, tam anlamıyla bir 80’ler çocuğudur. Öyledir ki halen kendisini çocuk zanneder. Fakat aslında 30’una dayadığı merdivenin son basamağında yani 29 yaşındadır. Hiçbir inancı olmamasına rağmen kolunda akrep dövmesi vardır. Çünkü 28 Ekim doğumludur.

Yunanistan’da yaşamaya nasıl karar verdiniz?

Tamam, 2. Soru itibariyle egolarımı bir kenara bırakıp 1. Tekil şahsiyet olarak konuşabilirim. Her şey bir gün futbol antrenmanına gitmekten vazgeçip üniversitemin Erasmus’a katılmak için düzenlediği İngilizce seviye belirleme sınavına girmemle başladı. Sınavı geçtim. Sonrasında önümde 2 seçenek bulunuyordu. Çek Cumhuriyeti (Prag) ve Yunanistan (Selanik). Ben Prag’ı istedim fakat benden sadece notları daha iyi olan (kız) arkadaşım Prag’ı seçti. Bana da Selanik kaldı. Sonra o arkadaş son gün Prag’a gitmekten vazgeçti. Benim için ise artık her şey çok geçti. Ama aslında bu hayatımın yeni sayfasının da başlangıcı oldu.

Yunanistan’da yaşayan bir Türk olmak nasıl bir duygu?

Açıkçası Türkiye’de Türk olmaktan çok daha ilgi çekici Yunanistan’da Türk olmak. Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur diye düşünenlerden değilseniz, Yunanistan’da yaşamak sizin için oldukça keyifli olacaktır. Farklı kültür ve alışkanlıkları kişisel algılamazsanız, Yunanlar ile oldukça sıcak ilişkiler kurabilirsiniz.

Yunanistan’da en çok sevdiğiniz, size en yakın gelen yer neresi?

Mora Yarımadasını çok seviyorum. Özellike Argos ve Nafplio fırsatım oldukça gittiğim yerlerin başında geliyor. Tabi bunların içinde Yunan Adaları da bulunuyor. Hepsini gezip/görme şansım olmadığı için “Burayı en çok seviyorum” diyemiyorum. Fakat Serifos Adası gittiklerim içerisinde daha çok keyif aldığım bir adaydı.

Yunanistan’a taşındıktan bugüne kadar geçen sürede hiç zorlandığınız bir konu oldu mu?

Aslında Yunanistan’a taşındıktan sonra, hayatımdan geçen sürelerin ne kadar zor olduğunu anladım. Türkiye’deyken İstanbul’da yaşıyordum ve Atina’ya yerleştikten sonra İstanbul’un trafik çilesini fark ettim. Hayır, siz bu yazıyı İstanbul’daki konforlu hayatınızda okuyorsanız dediğimi kesinlikle anlayamazsınız. O yüzden benden kaynaklı yaşadığım zorluklar olmadı. Fakat taşıdığım pasaportun getirdiği bazı bürokratik sorunlar vardı tabi, aşılması pek kolay olmayan…

Yunanistan’dan sonra hayatınızda neler değişti?

İstanbul’daki hayatım sanki “Hızlandırılmış bir video izliyorum.” gibiydi. Boğaz Köprüsü’nden geçerken manzarayı izlemektense gişelere ulaşmayı öncelik edinmiştim kendime. Burada ise insanların önceliği “hayattan zevk almak”. İşler hiçbir zaman bitmez ama aynı zamanda da bir şekilde biter düşüncesi hâkim. Gerçekten geçmişte yaşadıklarınıza dönüp baktığınızda patronunuz, yöneticisiniz tarafından “Acil, konu başlıklı hangi iş bugüne kadar dünyayı kurtardı ki?” diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Diğer bloglardan farklı bir konsepte sahip bir bloğunuz var. “komsudaneoluyor.net fikri nasıl ortaya çıktı?

Bloğum öncesinde Yunanistan’daki ilk günlerimde başlamış olduğum bir internet sayfasıydı. Kendi halinde, kimsenin zahmet edip de okuyacağını düşünmediğim bir hobimdi diyebilirim. Fakat zamanla sayfamın ziyaretçilerinin arttığını fark ettim. Tabi bununla beraber bana sorular da gelmeye başladı. “Atina’ya geleceğiz, tavsiyeleriniz nelerdir? Nerelerde yemeliyiz, nerede kalmalıyız?” tarzında. Önceleri tek tek yanıt veriyordum e-maillere. Fakat sonrasında başa çıkamayacağım sayıda e-mail geldi. Ortak noktalarını bulup bu sorulara “Komşuda Ne Oluyor” aracılığı ile cevap verdim. Anlayacağınız para-çokomel eğrisi gibi bir arz-talep oluştu ve bloğumun kontrolü benden çıkıp takipçilerime geçti. Komşuda Ne Oluyor artık bir blog değil, Yunanistan seyahat rehberi oldu.

Sizden Yunanistan’ın başka hangi şehirlerini tanıyacağız? Planlarınızda yeni rotalar var mı?

Atina’da yaşadığım için ağırlıklı olarak buralardan paylaşımlar yapıyorum. Tabi farklı içerikler üretmek için olabildiğince her yeri gezip yeni açılan mekânları ziyaret ediyorum. Bunların haricinde Yunanistan’ı da geziyorum. Tamamen kişisel seyahat amaçlı oluyor fakat bu gittiğim yerleri sayfamda paylaşıyorum. Bazen de ziyaretçilerimden bana gelen sorularla özellikle paylaşımlar yapmamı istedikleri yerler oluyor. Ben de sırf bu merakları gidermek için o yerlere gidiyorum. Girit Adası’nın Hanya ili bunlardan birisi mesela. Rotamda gitmek istediğim bir başka bölge ise Batı Trakya. Çok güzel yerleri olduğunu duyuyorum. Bir sonraki seyahatim kesinlikle Batı Trakya olacak.

Şimdilerde bir de Youtube Kanalınız var. Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Komşuda Ne Oluyor, artık tamamen ziyaretçilerin talepleri doğrultusunda güncellenen bir platform. Hem internet sayfası hem de sosyal medya hesapları ile Yunanistan’dan olabildiğince görsel ve yazılı bilgiler vermek istiyorum. Hani derler “Ya söz uçar, yazı kalır.” Eğer bu sözü söyleyen kişinin döneminde teknoloji bugünkü gibi ileride olsaydı eminim video için de bir şeyler söylerdi.

“Ay şekerim çok güzel tepkiler alıyorum, hiç olumsuz yorum yok” dersem yalan olur. Yani olmaz. İlk günden beri beni takip eden takipçilerin subjektif yorumları var. Video ne kadar kötü de olsa bu kişilerden hep güzel yorum alıyorum. Tabi ki onlar da biliyor hata ve yanlışların olduğunu. Fakat destek olmak böyle bir şey işte.

Tabi olumsuz yorumlar da oluyor. Klişelerden olabildiğince uzak durmaya çalıştığım için hakaret, küfür dahi olsa -tabi sadece bana yönelikse- silmiyorum. Sonuçta kamu spotu çekmiyorum.

Ben Mehmet Göktuğ’a bana zaman ayırdığı için teşekkür ederken,siz de onu komsudaneoluyor.net adresinden takip edebilirsiniz:)

Yorumlar