Cinque Terre Gezi Rehberi

Cinque Terre Gezi Rehberi

Uzun bir aradan sonra İtalya yazılarıma kaldığım yerden, herkesin hayatında bir kere de olsa görmesi gerektiğini düşündüğüm İtalya'nın masalsı köyleri Cinque Terre ile devam ediyorum.

Sabahın erken saatlerinde tesadüfen gelip, hayran kaldığımız Portovenere’de uyanıyoruz. Marinasına son kez bakıp, bu kasabaya tekrar geleceğimize dair kendisine söz veriyoruz. Portovenere’den otobüse binip yaklaşık 40 dakika süren bir yolculukla La Spieza’ya dönüyoruz. Bugünkü planımızda İtalya’nın rengârenk evleriyle muhteşem manzaralara ev sahipliği yapan, masalsı beşlisi Cinque Terre’yi görmek var.

Hızlıca hotelimize yerleşip La Spieza’da dolaşmaya başlıyoruz. Diğer İtalyan kentlerine göre La Spieza tatil beldesi havası veriyor bizlere. Şehir diğer kentlerden daha sessiz, sakin. Sokaklarda neredeyse kimse yok. Bunda biraz da geldiğimiz mevsimin etkisi var. Sezon bittiği için çoğu kimse bir sonraki yılı iple çekiyor.

La Spieza’da benim ilgimi en çok çeken şey ise -İzmir’deki gibi- sizi şehrin aşağısından üst kesimlerine çıkaran asansörlerin bulunması oluyor. Orada yaşayanlara büyük kolaylık sağlayan bu asansörlere tabi ki biz de biniyoruz.  İstasyona doğru giderken hava kararıyor ama havanın moralimizi bozmasına izin vermiyor ve Cinque Terre’ye doğru yollanıyoruz.

İtalyan Rivierası’nın engebeli sahil kasabaları Monterosso al Mare, Vernazza,Corniglia, Manarola, ve Riomaggiore'den oluşan Cinque Terre Türkçe “Beş Köy” anlamına geliyor. Ligurya Denizi’ne açılan eşsiz sahilleri ve doğayla bütünleşen rengârenk evleri ile UNESCO’nun 1997 yılında Dünya Mirası Listesi'ne aldığı Cinque Terre, her yıl yaklaşık 2,5 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyor.

Günümüzde İtalya’nın en popüler turistik yerlerinden biri olan Cinque Terre ile ilgili ilk tarihsel belgeler ise 11. yüzyıla kadar uzanıyor. Cenova Cumhuriyeti'nin askeri ve siyasi üstünlüğü altında, bulunan köyler arasında ilk güçlenen köyler arasında Monterosso ve Vernazza bulunuyor. Köyler arasında ulaşımı sağlayan tren hattının yapımı ise 19. yüzyıla dayanıyor. Bir dönem düşüşe uğrayan köylerde hayat 1970’lerden itibaren ise canlanmaya başlamış. Her yıl turist akınına uğramaya başlayan köylerde şimdilerde yetkililer turist kısıtlaması için çalışmalara başlamış durumda.

CİNQUE TERRE’NİN 5 KÖYÜ

1. Monterosso al Mare

La Spieza’dan sonra ilk durağımız en batıdaki köy olan Monterosso al Mare oluyor. Rengarenk evli ve engebeli köylere nazaran eşsiz güzellikteki uzun plajıyla turistleri kendine çeken Monterosso’ya sonbahar gelince sahilinde pek kimse kalmamış. Denize giren birkaç kişiden başka kimseleri göremiyoruz tabi trenden birlikte indiğimiz birkaç turisti saymazsak eğer. Denizde gelen saldırılara karşı yapılmış kalenin kalıntıları ile Vaftizci Aziz John Kilisesi’ni ( Chiesa di San Giovanni Battista ) gördüğümüz köyde gezilebilecek çok bir şey yok.  Her yıl yaz aylarında turist akına uğrayan köy ayrıca  limon ağaçları, beyaz şarabı ve zeytini ile de ünlü.

2. Vernazza

Monterosso al Mare’den sonra Vernezza’ya geliyoruz. Adını Latince “yerli, bizim” anlamına gelen Vernaccia’dan alan Vernezza, İtalyan Rivierası’nın “Balıkçı Köyleri”nden sadece biri. Köye girdiğimiz andan itibaren rengârenk boyanmış evler, balkonlardan sarkan çamaşırlar, evlerin önüne konulmuş sandallar dikkatimizi çekiyor. “Denizlere çıkar sokaklar” şarkısı eşliğinde yürüyen kalabalığı takip edip, sahile çıkıyoruz. Köyün üst kısımları yağmurun sürekli yağmasını bekleyen Trabzon gibi sisleniyor. Yürüyüş parkurlarıyla çıkabilen tepesinden harika manzaraların yakalandığı köyde, biz o harika manzarayı sis yüzünden yakalayamıyoruz.  Renkli evlerinin arasından heybetiyle Santa Margherita D'antiochia Kilisesi’ni fotoğraflayıp bir dahaki gelişimizde sise yakalanmamayı dileyerek bir sonraki köye yollanıyoruz.

3. Corniglia

Diğer köylerden farklı bir yapıya sahip olan Corniglia doğrudan denizle bitişik bir konumda bulunmuyor. Deniz seviyesinden 100 metre yükseklikteki burnun üzerine kurulan evlerden oluşan köye 400’e yakın basamağı çıkarak ulaşabiliyorsunuz. Bu basamakları çıkamayacak olanlar içinse tren istasyonun arka tarafından köyün içine giden otobüsler kalkıyor.

4. Manarola

İsmini şehirdeki değirmen çarkına ithafen “Büyük Tekerlek” manasına gelen "Magna Rota” dan alan Manarola, bence manzarası en güzel olan ikinci köy. Köyün içine girdikten sonra küçük bir yokuşu tırmanıp yürüyüş parkuruna ulaşabiliyorsunuz. Üzüm bağlarının içine açılmış patika bir yol olan bu parkur sizi Manarola’nın denizle bütünleşmiş gibi görünen rengarenk evlerinin muhteşem manzarasına götürüyor. Ayrıca Manarola, daha önceki zamanlarda aşıklara kolay bağlantı sağladığı için La via dell'Amore (Sevgi Yolu) adı verilen dünyaca ünlü yürüyüş parkurunu da içinde bulunduruyor. Manarola ile Riomaggiore’yi birbirine bağlayan bu yolu yürümek için her yıl çok sayıda çift burayı ziyarete geliyor.

5. Riomaggiore 

Cinque Terre’nin ilk köyü olan Riamaggiore’ye hotelimiz La Spieza’da olduğu için en son gidiyoruz. Daha La Spieza’da bozan hava en güzel manzaraya sahip Riomaggiore’de yerini sağanak yağmura bırakıyor. Buraya kadar gelip manzarayı görmemek olmaz.” deyip yağan yağmura aldırış etmeden sahile iniyoruz. Bu sırada buralara altı aydır yağmayan yağmurun bize denk geldiğini öğrenip, sırılsıklam olmaya devam ediyoruz. Birkaç güzel fotoğraf çekerek –bir daha geldiğimizde güneşli olmasını dileyerek- Riomaggiore’den ayrılıyoruz.

CİNQUE TERRE’DE NEREDE KALINIR?

Biz Cinque Terre’nin köylerinde değil de merkez olan La Spieza’da kalmayı tercih ediyoruz. Bunun nedeni Cinque Terre’deki kalma seçeneklerinin pahalı olması. Tabi şanlıysanız manzaranın en güzel göründüğü yerlere çadır da kurabilirsiniz. Ama yakalanırsanız ceza yemeniz de kaçınılmaz oluyor. Cinque Terre’de uygun fiyata kalmak için erken rezervasyon yaptırmanız şart. Çünkü talep çok olunca fiyatlar da haliyle yükselişe geçiyor. Siz de Cinque Terre'de kalmak istemezseniz rahat ulaşım sağlayabileceğiniz bölgeler olan La Spieza ve Cenova'yı tercih edebilirsiniz.

CİNQUE TERRE’DE ULAŞIM

Cinque Terre’de köyler aslında birbirine yakın mesafelerde konumlanmış durumda. Ancak engebe çok olduğu için karayolu ulaşımı burada pek tercih edilmiyor. Ulaşım genellikle trenle sağlanıyor. Her köyde bir tren istasyonu bulunuyor. Tren istasyonunda bulunan bilet gişelerinden bilet edinebiliyorsunuz. Bizim Interrail biletimiz olduğu için bilete para vermiyoruz.

Eğer siz de bizim gibi dar bir zamanda köylerin hepsini görecekseniz gezinizi tren saatlerine göre ayarlamanızda yarar var. Çünkü köylerin asıl manzarasını görmek için yürüyüş parkurlarıyla tepelere çıkmak gerekiyor. Bu da haliyle biraz zaman alabiliyor. Bunun yanında La Spezia, Cenova, Lerici veya Porto Venere’den -Corniglia hariç- köylere giden feribotlar da bulunuyor.

CİNQUE TERRE’DE NE YENİR?

Akdeniz'de konumu göz önüne alındığında; üzümün, zeytinin, fesleğenin, zeytinyağının bu kadar bol olmasının yadsınamadığı bölgede yemek için özellikle de deniz mutfağı ön plana çıkıyor. Yerel halkın her gün taze taze topladığı deniz ürünleri vazgeçilmez yiyecekler olarak sofralardaki yerini alıyor. Deniz ürünleri tercih etmeyenler içinse “focaccia” adı verilen yerel ekmek ürünleriyle, nohut unundan yapılmış lezzetli ve gevrek bir gözleme çeşidi olan “farinata” da bulunuyor.

CİNQUE TERRE’DEN NE ALINIR?

Akdeniz mutfağının en taze ürünlerini Cinque Terre’de bulabilmeniz mümkün. Bunun yanında bölgenin üzümleri ve şarapları çok ünlü. “Cinque Terre şarabı almadan dönmek olmaz diyorsanız.” Monterosso’nun özellikle beyaz şaraplarıyla ünlü olduğunu unutmayın. Şaraplarının yanında bölgeye ait üzümlerle yapılan yerli içki “grappa”yı da tercih edebilirsiniz. Limon bu kadar bolken limonçelloyu da söylememe gerek yok zaten:)

SON: Herkesin görmek için can attığı bu güzel köylerden sırılsıklam şekilde ayrılıyoruz. Öyle bir ıslanıyoruz ki eşyalarımız bir sonraki durağımız olan Venedik’te dahi kuruyamıyor. Bir sonraki yazıda İtalya gezimizin son durağı ve Marco Polo’nun kenti olan Venedik’te olacağız. Takipte kalın; )

 

 

 

Yorumlar