Floransa Gezi Rehberi

Floransa Gezi Rehberi

Sabah Roma’da uyanıp, öğleni Siena’da geçirdikten sonra 40 dakikalık bir yolculukla Floransa’nın Santa Maria Novella Tren İstasyonu’nda iniyoruz. İstasyon treninin kalkmasını bekleyen ve ellerinde valizi eksik olmayan insanlarla dolu. Tren istasyonundan çıktığımızda hemen karşıda Basilica of Santa Maria Novella bizi karşılıyor.

Yolun karşısına geçip gördüğümüz ilk sokaktan içeri dalıyoruz. Floransa’da, Roma’nın kalabalığından farklı olarak daha samimi bir hava var. Çeşitli hazır yemekler ile makarna satan bir dükkânın önünden geçiyoruz. İlk sağdan dönüyoruz. Önceden rezervasyon yaptırmadığımız için kalacak bir yerimiz yok henüz. Elimizdeki hostel listesiyle etrafa bakınmaya başlıyoruz. Arkadaşım çantaları benim gözetimime bırakıp hostel bakmaya gidiyor. Tren istasyonuna çok yakın sevimli mi sevimli bir hostel buluyoruz. Hostelin sahibi İtalyan amcayla anlaşıp, eşyalarımızı bırakıyor ve gezmeye başlıyoruz.

İtalya’nın önemli ticari ve turistik merkezlerinden biri olan Floransa, "Toskana Güneşi’nin doğduğu yer" yani Toskana Bölgesi’nin başkenti kabul ediliyor. Bir dönem kendi cumhuriyetini kurmuş, bir dönem de İtalya Krallığı’na başkentlik yapmış bu şehir İtalyan Rönesansı’nın doğum yeri olarak biliniyor.

Rönesans sanatının gelişmesine en çok katkı sağlayanlar ise Medici Ailesi olmuş. Mediciler,  aristokrat ya da soylu olmamalarına rağmen 13. yüzyıldan, 17. yüzyıla kadar Floransa’da hüküm sürmüş. Bankacılık faaliyetleri ile 400 yıl boyunca ayakta kalabilmiş bu aile, zamanla Vatikan’ın hatta Avrupa’nın bankeri haline gelmiş. Mediciler soylu olmamalarının açığını Modern İtalyanca’nın temelini oluşturan Dante’den, Rönesans’ın ünlü mimarı Giotto’ya, İtalyan ressam Boticelli’den, ünlü düşünür ve dahi Leonardo da Vinci’ye, heykeltıraş Michelangelo’dan, kâşif Amerigo Vespucci’ye kadar tüm sanatın ve bilimin dâhilerine maddi ve manevi destek vererek kapatmışlar.

Mediciler’in sahip olduğu bu siyasal ve sanatsal birikimler onların giderek gelişmesini sağlamış; banka ağında kullandıkları ulaşım ağını, sanat eserleri için de kullanmışlar. Topladıkları eserlerle açtıkları galeriler bugünkü modern müzelerin ve koleksiyonların başlangıç noktası olmuş. Bu kültürel ve sanatsal birikimden faydalanmak isteyen aristokratlar, aydınlar, sanatçılar, bilginler Floransa’ya gelmiş ve geniş kitlelerle bilimin, sanatın, edebiyatın paylaşılması Rönesans’ın doğuşuna sebep olmuş.

FLORANSA’DA NEREDE KALINIR?

İtalya'nın tümünde olduğu gibi Florasan'da da kalmak için çok sayıda alternatif bulunuyor. Biz yine öğrenci dostu hostelleri seçip, Floransa’da Santa Maria Novella Tren istasyonu’na yaklaşık 300 metre uzaklıkta bulunan Ostello Centrale’de kalıyoruz. Ortasında çok hoş bir avlu bulunan bu hostel, hem tren istasyonuna hem şehir merkezine yakınlığıyla güzel bir konuma sahip. 2 kişilik odada kişi başı 25 euro’ya konakladığımız hostel,  eğlenceli yaşlı bir amca ve yardımcısı olduğunu sandığımız Matteo tarafından işletiliyor. Yanında uygun fiyatlı bir marketin de bulunduğu hostel yeşil panjurları ve çarşaflarının eski deterjanla yıkanmış o kokusuyla bizi kendine hayran bırakıyor. Sizde basit ama güzel bir İtalyan mahallesinde kalmak istiyorsanız bu hosteli tercih edebilirsiniz.

FLORANSA’DA ULAŞIM

Floransa’da her yer o kadar kolay ulaşılabilir ki…  Bence otobüs kullanmanıza gerek yok. Biz her zamanki gibi şehri yürüyerek geziyoruz. Ama yine de şehrin her yerine giden otobüslerle ulaşım kolaylıkla sağlanabiliyor. Ayrıca Roma’da motorlar fazlayken, Floransa’da bisikletlerin fazla olması dikkatimizden kaçmıyor. Şehri gezdikçe bisikletlilere ve bisiklet yollarına verdikleri önemi kavrıyoruz. Bisikletiniz olmasa bile rahatlıkla kullanabilmeniz için bisiklet kiralama noktaları bulunuyor. Siz de isterseniz bisiklet kiralayıp şehri bu şekilde gezebiliyorsunuz. Yine bu şehirde de Roma gibi Vespa kiralama alanları da mevcut.

FLORANSA’DA GEZİLECEK YERLER

Floransa’nın ünü dünyaya yayılmış Dante, Boccacio, Giotto, Donatello, Botticelli, Michelangelo, Leonardo da Vinci, Celluni ve Machiavelli gibi sanatçılarının eserlerini gördükçe Stendhal Sendromu’nu yaşamadan bu şehri terk etmek biraz zor oluyor. (Stendhal Sendromu; 1817 yılında Floransa ziyareti sırasında Santa Croce Bazilikası'nda Giotto'nun fresklerini gören Stendhal’ın o sırada anlatması güç bir duygu yoğunluğu yaşadığını yazmasından sonra, 1979 yılında İtalyan psikiyatr Graziella Magherini'nin başka insanlarda da bu durumu gözlemleyip Stendhal sendromu olarak adlandırmasıyla ortaya çıkıyor.) Çünkü Rönesans’ın başkenti Floransa'da neye elinizi atsanız altından sanatın, mimarinin, müziğin, edebiyatın bir ürünü çıkıyor ve sizi hayrete düşürüyor. Ben de gezilecek yerlerin bir kısmını yazdım. İşte o Floransa’da gezilecek yerlerin bir listesi:

Santa Maria del Fiore (Floransa Katedrali)

Floransa’nın Duomosu olarak da bilinen Santa Maria del Fiore, bu benzersiz görünümüne başarılı 3 mimarın çalışmalarıyla kavuşmuş.  1296 yılında Arnolfo di Cambio tarafından yapımına başlanan katedralin tasarımı, 1333 yılında Giotto’nun mimarlığı devralmasıyla devam etmiş. Bugünkü görünümüne Filippo Brunelleschi sayesinde kavuşan katedral, 1436 tarihinde Papa IV. Eugenius tarafından kutsanmış ve resmen ibadete açılmış. Latin haçı şeklinde yapılmış, benzersiz bir kubbeye ve kubbesinin hâkim olduğu muhteşem bir Floransa manzarasına sahip bu katedral, günümüzde Rönesans’ın ilk önemli mimarlık ürünlerinden biri sayılıyor. Adı en çok mimar Giotto ile birlikte anılan bazilikanın girişi için ücret ödemek gerekmezken; bazilikanın müzesini, vaftizhanesini, kubbesini ve çan kulesini 15 euro’ya alacağınız tek bir biletle ziyaret edebiliyorsunuz.

Campanile di Giotto (Giotto'nun Çan Kulesi)

Santa Maria del Fiore’yi tamamlayan mimarlardan biri olan Giotto tarafından serbest şekilde katedralin yanına inşa edilmiş bir çan kulesi olan Campanile di Giotto renkli mermer süslemeleriyle katedral kadar göz kamaştırıyor. 414 adımla tepesine çıkılabilen kulede 7 adet çan bulunuyor.

Piazza della Signoria (Signoria Meydanı)

Orta Çağ’ın önemli meydanlarından biri olan Piazza della Signoria, içinde Palazzo Vecchio ve Fontana del Nettuno’ya ev sahipliği yapması sebebiyle günümüzde hala önemini koruyor. Bunun yanında meydanın ortasında dönemin önemli heykeltraşlarından biri olan Giambologna tarafından Medici ailesinden Cosimo I de' Medici’ye ithafen yapılmış atlı asker heykeli de bulunuyor.

Palazzo Vecchio (Vecchio Sarayı)

Dan Brown’un Cehennem Kitabı’nda dev bir satranç taşına benzettiği bu saray, Santa Maria del Fiore’nin mimarlarından biri olan Arnolfo di Cambio'nun tasarımı ile 1298-1314 arasında inşa edilmiş.  Girişinde, aslı Galleria dell'Accademia di Firenze’de olan Michelangelo'nun ünlü "Davud" heykelinin mermer kopyasının bulunduğu saray Floransa’nın eşsiz bir sembolü olarak görülüyor. Sarayın içine girmek ve kulesine çıkmak için ayrı paralar ödemeniz gerekiyor.

Fontana del Nettuno (Neptün Çeşmesi)

Grandük Cosimo I’nun Floransa’ya deniz kuvveti kurulmasını vurgulamak için 1565 yılında Bartolomeo Ammannati’ya yaptırdığı bu çeşmede Deniz Tanrısı Neptün'ün heykeli bulunuyor. Heykelin etrafında ise mermer atlar, deniz kızları ve erkek deniz tanrıları dikkat çekiyor.

Arno Nehri

241 kilometrelik uzunluğuyla bölgenin en uzun nehri olarak bilinen Arno Nehri’nde isterseniz kano gezisi yapabiliyorsunuz. Bizim gibi gece dolunaya denk gelirseniz de tadından yenmez bir manzaraya şahitlik ediyorsunuz.

Ponte Vecchio (Eski Köprü)

Floransa deyince akla gelen ilk yapılardan biri olan Ponte Vecchio’nun yapımı 14. yüzyılda tamamlanmış. Arno Nehri üzerinde konumlanan köprü rivayetlere göre eskiden kasap dükkânlarına ev sahipliği yapıyormuş. Ancak kasapların nehri kirletmeye başlamasıyla dükkânlar boşaltılmış. Şu an kasap dükkanlarının yerini deri ve takı satan dükkânlar almış görünüyor. Ponte Vecchio’nun bir benzeri ise ülkemizde Bursa şehrinde bulunuyor  (Irgandı Köprüsü).

Piazzale Michelangelo (Michelangelo Tepesi)

Her kapısına hayran kaldığım evlerin arasından geçerek vardığımız ve yokuşunu merdivenlerle çıktığımız tepeye varınca ”Beyefendi ben dünyanın hemen tamamını gezdim, yeryüzünde yalnız iki tane şehir gördüm; bunlarda biri Floransa diğeri Bursa. Floransa yerinde duruyor; oysa Bursa… Ne yazık ki şu an yeryüzünde tek bir şehir var o da Floransa ”. diyen Edip Cansever’e hak veriyorum. Manzara o kadar muhteşem ki… Hayran kalmamak elde değil. Bir yanda Arno Nehri üzerinden batan güneşi izlemek, bir yandan Santa Maria del Fiore’nin akşam ışıklarına ortak olmak, bir yandan tepenin merdivenlerinde sokak sanatçısının çaldığı romantik müzikle dans etmek… Ortam o kadar büyüleyici ki… Bu topraklarda doğup sanatçı olmamak işten bile değil.

Basilica di Santa Croce (Santa Croce Basilikası)

Tempio dell'Itale Glorie (İtalyan Övünmeler Tapınağı) bilinen ve 1294 yılında usta mimar Arnolfo di Cambio tarafından yapımına başlanan basilika Donatello, Giotto, Vasari gibi ünlü sanatçıların eserlerine ev sahipliği yaparken Michelangelo, Galileo, Machiavelli gibi önemli isimlerin mezarlarını da içinde bulunduruyor. Basilika ayrıca dünyanın en geniş Franciskan kilisesi olarak da biliniyor.

Bazilikanın solunda büyük şair Dante’nin 600. yaşının kutlamaları sırasında Kral Vittorio Emanuele II tarafından diktirilmiş Dante heykeli göze çarpıyor.

Tempio Maggiore İsraelitico di Firenze (Büyük Floransa Sinagogu )

Çok eskiden beri Floransa’ya yaşayan Yahudi Cemaati’nin yeni bir sinagog inşa etme fikriyle 1874 yılında Kudüs'ten gönderilen ilk taşla yapımına başlanan Tempio Maggiore İsraelitico di Firenze’nin inşaatı 1882 tarihinde tamamlanmış. İslam, Mağribi ve İtalyan mimarisinin bir karışımı şeklinde tasarlanmış bu yapı 2. Dünya Savaşı’nda depo olarak kullanılmış.

Piazza della Rebuplica (Cumhuriyet Meydanı)

Floransa’nın eski Pazar yerlerinden biri olan ve yüzyıldır Orta Çağ görünümü kaybetmemiş meydanı Piazza della Rebuplica, günümüzde sokak sanatçıları ve turistler için hala önemli buluşma noktalarından biri olma özelliğini koruyor.

Basilica of Santa Maria Novella (Santa Maria Novella Bazilikası)

Floransa’nın en büyük meydanların biri olan Piazza Santa Maria Novella’de bulunan Basilica of Santa Maria Novella, 13.yüzyılda Dominikli rahipler tarafından tasarlanmış. Sade ama görkemli bir yapıya sahip bu bazilika Gotik ve Rönesans şaheserleri arasında yer almış. Bazilikaya 5 euro’ya aldığınız bir biletle girebiliyorsunuz.

FLORANSA’DA NE YENİR?

İtalya’nın her yerinde olduğu gibi Floransa’da da uygun fiyatlara pizzalar yiyebileceğiniz “Pizzeria”lar bulunuyor. Buralardan 3,5 euro’ya küçük boy nefis kokulu güzel bir pizza ile yine 3,5 euro’ya değişik sandviçler alabiliyorsunuz. Ayrıca Floransa’da bizdeki pideye benzeyen ve “calzone” adı verilen kapalı pizzalar da satılıyor.

Eğer pizza ya da sandviç yemek istemezseniz çeşitli makarnaları pişmiş olarak alabileceğiniz hazır yemek dükkânları da mevcut. Bunun yanında Mc Donald’s gibi diğer fast food zincirleriyle uygun fiyata yemek için bir şeyler alabileceğiniz yerel marketler de bulunuyor.

NOT: Çoğu Avrupa ülkesinde olduğu gibi İtalya’da da domuz eti çok tüketiliyor. Eğer domuz eti yemeyi tercih etmiyorsanız alacağınız ya da yiyeceğiniz yemeklerin içerisinde kullanılan malzemeleri sormanızda fayda var. Çünkü yiyeceklerin içinde domuz jambonu olarak bilinen “prosciutto” kullanılmış olabiliyor.

FLORANSA’DAN NE ALINIR?

Toskana’nın göz bebeği Floransa’da İtalya’ya ve Floransa’ya özgü alabileceğiniz birçok hediyelik eşya seçeneği bulunuyor. Özellikle deri ürünleri pek meşhur. Biz deri, giyim ve hediyelik eşya ürünlerinde hesaplı fiyatlarıyla meşhur San Lorenzo Pazarı’ndan alışveriş yapıyoruz. Bu pazar San Lorenzo Basilikası’ndan başlayarak Via Nazionale’ye kadar uzanıyor. Satıcılar genellikle Orta Asya göçmeni olduğu için pazarlık yapmak mümkün. Ben pazarlık yaparken daha önce Türkiye’de bulunan ve pazarlık yaptığım için Türk olduğumu bile birine bile rastladım. Aynı ürünün fiyatı, satıcısına göre değişebiliyor. En uygun fiyata hangi satıcı satış yapıyorsa onunla pazarlık yapıp çok daha ucuza istediğinizi alabiliyorsunuz. Türkiye’de normal bir mağazada ortalama 120 liraya satılabilecek gerçek deri çantayı 11 euro’ya, ayakkabıyı ise 13 euro’ya alıyorum. Bunun yanında 1 euro’ya çeşit çeşit magnetleri bulabilirken, 7,5 – 10 euro’ya da Floransa baskılı tshirtleri alabiliyorsunuz.  San Lorenzo pazarı saat 19.00’a kadar açık, pazar günleri ise kurulmuyor.

Ponte Vechio Köprüsü üzerinde de hediyelik eşya ve takı alabileceğiniz dükkânlar mevcut. Bunun yanında yine ara sokaklarda Toskana şaraplarının tadına bakıp, alabileceğiniz şarap dükkânları ile yerel dükkânlar da bulunuyor.

Yararlı Olabilecek Siteler:

http://www.museicivicifiorentini.it/

http://www.visitflorence.com/

http://www.aboutflorence.com/

http://www.florenceandabroad.com/

http://www.italy-weather-and-maps.com/

SON: Floransa'dan ayrılırken bir parçamızı bu şehirde bıraktığımızı hissediyoruz. Michelangelo Tepesi'nde gün batımını izledik ama gün doğumunu izlemek için tekrar geleceğimizi biliyoruz. Şimdi bir sonraki durağımızda ise Pisa var:)

Yorumlar