Grafitinin popüler ismi: Mr. Hure

Grafitinin popüler ismi: Mr. Hure

Son zamanlarda Karaköy’den Galata’ya, Kadıköy’den Beşiktaş’a İstanbul sokaklarının her gün biraz daha renklendiğine tanık oluyoruz. Gri beton yığınlarının arasına çizilen rengârenk grafitiler şehre adeta hayat veriyor.

Hepimizin görmekten mutlu olduğu bu çizimler birbirinden güzel çok sayıda esere sahip sokak sanatçıları tarafından yapılıyor. Peki bu sokak sanatçılarını ne kadar tanıyoruz? İşte onlardan biri de Mr. Hure… Biz onu kişisel olarak tanımasak da “Make art, not war!” ve “This is my world” grafitileriyle aşina olduğumuz isim Mr. Hure ile keyifli bir söyleyişi gerçekleştirdik.

Mr. Hure kimdir? Biraz kendinizden bahseder misiniz?

İsmim İlyas. 1987 Siirt doğumluyum. 2 yaşımdan beri İstanbul’da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi işletme bölümü mezunuyum. “Luxury Hands” adında şirketimiz var ve grafitilerimizi, organizasyonlarımızı bu isim altında yapıyoruz.

(Fotoğraf:www.facebook.com/luxuryhands)

Grafiti çizmeye nasıl başladınız?

Grafiti ile 1999 yılında Güngören’de bir arkadaş ortamında tanıştım. Başlarda yaptığım şeyin grafiti olduğunu bile bilmiyordum. Heves gibi başladı önce, şimdi ise bir parçam oldu.

Grafiti sizin için bir hobi mi yoksa para kazandığınız bir iş mi?

Aslında her ikisi de. Son 5 yıldır grafitiden para kazanmaya başladım. Fakat iş yapıyorum diye de sokağı hiç boşlamadım. Bu işin hobim olan yanı sokakta kendim için yaptıklarım. Aslında bu hobiden de öte bir şey, açıklaması biraz zor. Onla yatıp, onla kalkmak gibi… Ama sevdiğim şeyden para kazanmak da güzel bir şey.

Grafiti genel olarak illegal bir uygulama olarak görülüyor ancak son zamanlarda daha çok bir sanat akımına dönüşmüş durumda. Siz grafitinin illegal bir uygulama olduğunu düşünüyor musunuz?

Grafiti hem legal hem illegal bir uygulama. Yani kimseden izin almadan yapıyorsan illegal, biri sana duvarını boyatıyorsa legal. İkisinin yeri ayrı tabi ki ama ben illegal yanını daha çok seviyorum. Çünkü o adrenalin, istek ve yakalanma korkusu legalde yok. Ama legalde de güzel olan şey; zamanla yarışmaman, rahat olman ve istediğini yapman. Böyle olunca çok daha güzel işler çıkıyor meydana. Bu yüzden insanlar legal grafitileri daha çok seviyor.

Çizimlerinizi yaparken belli bir mekânınız var mı yoksa istediğiniz yerlere mi çizim yapıyorsunuz?

Çalışma yapacağım alan için en önemli etken fotoğraf. Çünkü duvar yıkılır veya biri boyar ama fotoğraf ölümsüzdür. Eğer fotoğraf açısı ve atmosfer iyi ise orası benim çalışma yapmam için müsait bir yerdir. Bir de tarihi eserlere ve ibadet yapılan yerlere çalışma yapmıyorum.

Yaptığınız çizimlerde “oldschool” tarzdan biraz daha soyut çizimlere ve renklere yöneldiğinizi dile getirmişsiniz. Çizimlerinizi neye göre belirliyorsunuz?

Oldschool grafiti hala yapmaktayım. Fakat renkleri sevdiğimden o çerçevede sınırlı kalmıyorum. Bazı çalışmalarımda grafitiden uzaklaşıp biraz daha soyut işler yapıyorum. Geçmişimde katı kurallarım vardı ama şimdi birçok şeye daha açığım. Ufak bir çocuk gibi her şeyi denemek istiyorum.

Çizmiş olduğunuz eserlerle hem renkleri hem İstanbul’u mutlu ettiniz. Sizin en çok sevdiğiniz eseriniz ve en çok dikkat çeken eseriniz sizce hangisi?

Bu şekilde düşünmeniz beni de mutlu etti :) Aslında ayrım yapmayı sevmiyorum. Yani en sevdiğim dediğim bir çalışmam yok. Diğerlerine ayıp olur diye düşünüyorum. Kendi içimde hala delice bir düşünce bu. Ama gerçekten bilemedim, o yüzden bu sorunun cevabı bende kalsın…

Farklı ülkelerde de çizimler yapmışsınız. Bunların dışında en çok çizim yapmak istediğiniz başka bir ülke var mı?

Bu zamana kadar Almanya’da, Yunanistan’da ve Bosna Hersek’te çeşitli grafitiler yaptım. İmkânım olsa 7 kıtada grafiti yapmak isterim. En çok çizim yapmayı istediğim yer ise grafitinin doğduğu yer olan Amerika. Oradaki grafitileri görmek, oranın kültürünü yaşamak istiyorum açıkçası.

“Luxury Hands” fikri nasıl ortaya çıktı? Hangi eserleriniz ortak çalışmanın bir ürünü?

Leo Lunatic ile 13-14 yıllık bir arkadaşlığımız var. Çok sayıda ortak iş yaptık ve 5 yıl önce “Neden bir oluşum kurmuyoruz?” dedik. Sonrasında da Luxury Hands’i kurma kararı aldık. Başlangıçta 2 kişiydik, sonra işlerimiz büyüyünce ekibimize yeni arkadaşlar aldık. Ekibe aldığımız grafiticilerde aradığımız en önemli özellik hep ne çizdiklerinden çok arkadaşlıkları oldu. 300’e yakın büyük projeye imza atıp, büyük markalarla çalıştık. Son zamanlarda yaptığımız en büyük işimiz Bolu 14 Burda AVM’nin 2000 metrekarelik dev duvarlarına yaptığımız film afişleri oldu.

Çarpıcı duvar resimleriyle ünlenen gerilla artist Banksy’nin eserleri İstanbul’da sergilenmeye başladı. Sergiye siz de katılmışsınız. Siz sergiyi nasıl buldunuz?

Sergilenen eserlerin birçoğunu internette gördüm. Canlı canlı bakmak istedim. Açıkçası güzel ama daha etkili bir sergi bekliyordum.

(Fotoğraf:banksy.co.uk)

*Siz de Mr. Hure'un çalışmalarını detaylı olarak görmek için Instagram'da @mrhure adresini takip edebilirsiniz.

Söyleyişi için Mr. Hure'a teşekkürlersmiley

 

 

 

 

Yorumlar