Günübirlik Kayseri Gezisi

Günübirlik Kayseri Gezisi

Havayollarının art arda uçak biletlerini ucuzlattığı bir günde “Nereye gitsek?” diye düşünürken daha önce gitmediğim ve çok merak ettiğim bir şehir dikkatimi çekiyor: Kayseri…

Kayseri’yi keşfetme fikrine arkadaşlarımı da dâhil ettikten sonra Kayseri biletlerimizi büyük bir heyecanla alıyorum. Uçuş günü sabah erkenden (saat 5 gibi) Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yolunu tutuyoruz. Yarı uykulu, yarı uyanık geçirdiğimiz yaklaşık 1,5 saat süren bir yolculukla havaalanına geliyoruz.

Bir yeri ilk defa görecek olmak uzun süredir görmediğim birine kavuşmak gibi farklı bir heyecan yaşatıyor her seferinde bana. Bu yüzden uçağa her binişimde yeni şeyler görecek olmanın mutluluğu oluyor üzerimde. Yolculuk ederken uyumayı ise asla sevmiyorum. Çünkü yeni bir yer görecek olmanın heyecanıyla genelde deli gibi fotoğraf çekiyor oluyorum.

Yolculuğumuz boyunca uçakta geçirdiğimiz süre havaalanına gelene kadar otobüste geçirdiğimiz süreden daha az oluyor. Yaklaşık 1 saat süren yolculuğun sonunda önce uzaktan hayranlıkla izlediğim yakınına gidince kendisine bayıldığım 3916 metre yüksekliğindeki Erciyes Dağı karşılıyor bizi. Öyle güzel ki havaalanından çıkınca cennete yaklaşmış kadar yakın duruyor bize.

Havalimanından terminale doğru yola çıkıyoruz. Çünkü ilk durağımız olan Sultan Sazlığı Milli Parkı’na giden otobüsler terminalden kalkıyor.  ( Sultan Sazlığı ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.)

Sultan Sazlığı’nda yaklaşık 2 saat geçirdikten sonra Yahyalı otobüsleriyle şehir merkezine dönüyoruz. Şehir merkezi o kadar düzgün ki neredeyse bütün tarihi yapılar aynı alan içerisinde bulunuyor.

Kayseri’de yerleşimin başlangıcı ise M.Ö. 3. bin yılın ortalarına kadar uzanıyor. Bu bilgiye Kayseri’de bulunan ve İç Anadolu'daki en büyük höyüklerden biri olan Kültepe Höyüğü'nden (Kaniş-Karum) ulaşıyoruz. Eski zamanlarda bu höyükte özellikle Asurlu tüccarlar oturmuş, buraya yazıyla birlikte mühürler, madencilik, tapınak ve tanrı fikirlerini de getirmişler. Böylece Anadolu'nun yerli sanatı, Mezopotamya sanatının etkisi altında yeni bir sanat anlayışını doğmasına sebep olmuş. Batı ve Doğu arasındaki konumuyla her dönemde çok sayıda ulusun ilgisini çekmiş ve pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan Kayseri günümüzde hala bu önemini korumaya devam ediyor.

KAYSERİ’DE GEZİLECEK YERLER

Her çağda pek çok uygarlığın ilgisini çekmiş, İç Anadolu’nun üçüncü büyük kenti olan  Kayseri; doğal güzelliklerinin yanında Asurlular’dan Hititler’e, Romalılar'dan Bizanslılar’a, Danişmentliler’den Selçuklular’a, Karamaoğulları’ndan Osmanlılar’a kadar çok sayıda uygarlıktan günümüze kadar ulaşan  tarihi eserleriyle ziyaret edilmesi gereken illerin başında geliyor.

Erciyes Dağı

3916 metre yüksekliğindeki Erciyes Dağı, İç Anadolu’nun en görkemli dağı. Daha uçaktayken sizi büyüleyen bu dağ yaklaştıkça sizi kendisine hayran bırakmaya devam ediyor. Tırmanış yapmak için ideal parkurlara sahip olan dağ, kaya uygun olan yapısı sayesinde uzun kış sezonunda kayakçıların da gözdesi. Doğa sporları için de çok uygun olan dağın yaylalarında kalmak için çok sayıda tesis bulunuyor.

Gevher Nesibe Şifahanesi

Gıyaseddin Keyhüsrev’in kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan için Kayseri’de inşa edilen yapı, Anadolu’da yapılmış Selçuklu dârüşşifaları ve tıp medreseleri içinde en seçkini. Yapı, yan yana yapılmış şifahane ve medrese diye ayrılan iki bölümden oluşuyor. Medrese kısmının bir köşesinde ise Gevher Nesibe’nin türbesi yer alıyor.

Hunat Hatun Külliyesi

Kayseri'nin en süslü ve en gösterişli türbesi olan Hunat Hatun Türbesi; 1238 yılında Selçuklu Hükümdarı I. Alaaddin Keykubat’ın karısı Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırılmış. Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden bize yansıtan yapı, Hunat Hatun Külliyesi içinde bulunan cami ve medrese arasına inşa edilmiş. İçerisinde üç sanduka bulunan türbede Mahperi Hunat Hatun'un mermer bir lahit şeklinde sandukası ulunuyor.

Kayseri Saat Kulesi

Sultan II. Abdülhamit zamanında tüm büyük şehirlerde birer saat kulesi ve muvakkithane yapılması için yayınladığı fermanla 1906 yılında inşa edilen Kayseri Saat Kulesi ve Muvakkithanesi, Cumhuriyet Meydanı’nın tam ortasında bulunuyor.

Kayseri Kalesi

Şehrin tarihi kalesiyle ilgili en eski bilgiler Roma İmparatoru III. Gordianus zamanına yani MS. 3 yüzyılda kadar uzanıyor. Romalılar'dan Bizanslılar’a, Danişmentliler’den Selçuklular’a, Karamaoğulları’ndan Osmanlılar’a kadar çok sayıda devlet /beylik tarafından tamir edilip kullanılmış kalenin önemli bir bölümü günümüzde hala dayanıklılığını koruyor.

Kapalıçarşı

Kayseri’de ilk ticari faaliyetler Hitit Uygarlığı dönemine kadar uzanıyor. Hitit Uygarlığı’nın önemli yerleşme merkezlerinden biri olan Kaniş'te başlayan bu faaliyetleri Hititler ve Asurluların imzaladığı ticari anlaşmalardan görmek mümkün.

Daha sonraki zamanlarda Kayseri’nin önemli ticaret yolları üzerinde bulunması da şehirde büyük çaplı pazarları, ticaret hanlarını, kervansarayları arttırmış.  Hatta Osmanlılar zamanında, kapalıçarşılar arasında İstanbul Kapalıçarşı'dan sonra en büyüğü olarak kabul edilen Kayseri Kapalıçarşısı açılmış. Birkaç defa yangınlarla büyük zarar görmüş olan yapı, yenilendikten sonra bugün hala önemli ticaret merkezleri arasındaki yerini koruyor.

KAYSERİ’DE ULAŞIM

Öncelikle havaalanından merkeze ulaşım otobüsler ve taksilerle sağlanıyor. Taksiler tam havaalanının önünde durdukları için uçaktan iner inmez taksiye atlayasınız geliyor. Ancak her zaman olduğu gibi belediye otobüsleri varken taksiye binmek pahalı oluyor.  Eğer grup halinde geziyorsanız fiyatlar sizin için biraz daha normal gelebilir.

Bunun yanında şehrin merkezinde ulaşım çoğunlukla belediye otobüsleriyle sağlanıyor. Ulaşım için ayrıca Organize Sanayi-İldem Yönü ve Cumhuriyet Meydanı-Talas arasındaki tramvay hatları da kullanılabiliyor. Kayseri’de de diğer pek çok şehirde olduğu gibi toplu taşımalarda kullanmak üzere Akıllı Kartlar var. Bu kartlar bilet satış noktalarından kolaylıkla temin edilebiliyor.

İlçeler arası geçişler ise terminalden kalkan otobüslerle yapılıyor. Bunun yanında Kayseri’nin coğrafi açıdan batıyla doğuyu birbirine bağlayan bir konumda olması sebebiyle iller arası geçişlerde tren kullanımı da oldukça yaygın.

KAYSERİ’DE NE YENİR?

Evliya Çelebi Kayseri mutfağını, "Makulat ve imalâtı has beyaz ekmeği, lavaşa yufkası, katmerli böreği, lahm-ı kadit namı ile şöhret bulan kimyonlu sığır pastırması ve miskli et sucuğu bir tarafta yoktur." sözleriyle anlatır Seyehatnamesi’nde. Gerçekten de başka bir yerde aynısını bulamayacağınız tatlar Kayseri mutfağını oluşturuyor.

Araştırmalara göre Kayseri'nin en gözde yemeği 36 çeşit türü bulunan “mantı”. Bunlardan en bilineni ise etli mantı. Mantıyı Kayseri’nin her yerinde bulabilmek mümkün. Bunun yanında kesme çorba, erişte ve makarnadan oluşan ve "Aşma-karna" adı verilen yiyeceği de evlerde en çok tüketilen yiyecekler arasında bulunuyor.

Kayseri’nin diğer ünlü bir lezzeti ise yağlama. Lavaş ya da ince hamurun üzerine kıymalı bir karışımın konularak pişirildiği bu harika yemek ağızda bıraktığı o muhteşem tadıyla akıldan çıkmıyor. (Neyseki İstanbul’da da yapan yerler olduğunu öğreniyoruz.)

Restoran Önerisi: Kayseri'de yemek yemek isterseniz en güzel alternatiflerden biri Elmacıoğlu İskender.  Kayseri Kalesi’nin bittiği yerde, merkezi bir konumda bulunan lokantanın menüsünde iskenderden, mantıya, yağlamadan cıvıklı pideye kadar geniş bir lezzet seçeneği bulunuyor. Yemeklerinden ve hizmetinden bir hayli menun kalacağınız bu lokantanın fiyatları ise gayet makul.

KAYSERİ’DEN NE ALINIR?

Kayseri deyince ilk akla gelen şey pastırma oluyor. Pastırma, Orta Asya’da Türkleri’nden kalma bir geleneğimiz olarak bugünlere kadar gelebilmiş. Kayseri ile pastırmanın birbirini çağrıştırması ise pastırmanın (kendine has üretim tekniği yüzünden) çoğunlukla Kayseri’de üretilmesinden kaynaklanıyor. Özellikle çarşı kısmındaki dükkânlarda çok sayıda çeşidi bulunan pastırmanın fiyatı, malzemesine ve kalitesine göre değişiyor.

Kayseri pastırmasının yanında, sucuğu ve mantısıyla da anılıyor. Kayseri’nin Kapalıçarşısı’nda bu yerel yiyecekler ile diğer yerel ürünler kolaylıkla temin edilebiliyor.

SON: Havanın kararmasıyla birlikte şehir iyice sakinliğe bürünüyor. Biz de havalanına doğru yola koyuluyoruz. Kayseri'yi görmekten memnun olarak ve tekrar buraya gelmek üzere şehirden ayrılıyoruz. Bir başka keşifte görüşmek üzere:)

-Kayseri'nin muhteşem güzelliklerinden biri olan "Sultan Sazlığı Milli Parkı" ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz. 

Yorumlar