İstanbul Arkeoloji Müzeleri

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

İstanbul Arkeoloji Müzeleri; Balkanlardan Anadolu’ya, Afrika’dan Mezopotamya’ya kadar uzanan birbirinden farklı uygarlıklardan toplanmış bir milyondan fazla eseriyle dünyanın en büyük müzelerinden biri. Türkiye'nin müze olarak inşa edilen en eski yapılarından biri olan müze, bir zamanlar Topkapı Sarayı’nın bir parçası olan alanda kurulu.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Tarihi Yarımada'nın Gülhane Parkı ve Topkapı Sarayı arasındaki bölümde konumlanıyor. Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk olmak üzere üç ana bölümden oluştuğu için İstanbul Arkeoloji Müzesi değil de İstanbul Arkeoloji Müzeleri olarak adlandırılan müzenin tarihi Osmanlı İmparatorluğu’na dayanıyor. 

Osmanlı’da tarihi eser toplama alışkanlığı Fatih Sultan Mehmed Dönemi’nden beri var olsa da, İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin temeli 1869 yılında bir İmparatorluk Müzesi olarak kurulan “Müze-i Hümayun” sayesinde atılmış.  Aya İrini Kilisesi’nde bulunan ve o güne değin toplanmış arkeolojik eserlerden oluşan Müze-i Hümayun ile dönemin Maarif Nazırı Saffet Paşa yakından ilgilenmiş. Gün geçtikçe eser sayısı artan müzenin binası bir süre sonra yetersiz kalmış. Ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle 1472 yılında Fatih Sultan Mehmet için cirit müsabakalarını izleme yeri olarak yaptırılmış olan Çinili Köşk müzeye dönüştürülmüş. 

ÇİNİLİ KÖŞK

Yapılış tarihi açısından bakıldığında müze içerisindeki en eski yapı olan Çinili Köşk, Osmanlı sivil mimarisinin İstanbul'da bulunan tek örneği. Dış yüzeyindeki çini işlemelerinden İran etkisinin açıkça görüldüğü Çinili Köşk’ün Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde yaptırıldığı bilinse de hangi mimar tarafından inşa edildiği bilinmiyor.

1880 yılında restore edilerek yenilenen Çinili Köşk’te 12. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan Selçuklu, Anadolu ve Osmanlı çinileri ile seramikleri sergileniyor. Burada sergilenen koleksiyonun en önemli parçalarını ise dünyanın en güzel işlemeleriyle süslü, 14. ve 17. yüzyıllar arasındaki dönemde yapılan İznik Çinileri oluşturuyor. Sonradan yapılan diğer iki bina ise köşkün çevresinde yer alıyor.

ARKEOLOJİ MÜZESİ

Çeşitli coğrafyalardan İstanbul’a getirilen eserlerin artmasıyla yeni bir müze binasına ihtiyaç duyulmuş. Ünlü arkeolog ve ressam Osman Hamdi Bey’in isteği üzerine Çinili Köşk’ün karşısına yeni bir bina yaptırılmış. Dönemin ünlü mimarı Alexandre Vallaury tarafından yapılan bu kısma daha sonra 1903 ve 1907 yıllarında sol ve sağ kanadın eklenmesi ile bugünkü Arkeoloji Müzesi binası oluşturulmuş.

13 Haziran 1891 yılında hizmete açılan binanın birinci katında ülkemizin belli başlı arkeolojik alanlarından getirilmiş Arkaik, Helenistik, Roma, Bizans dönemlerine ait eserler bulunuyor. Gordion’da bulunan Frig eserleri, Hititler’den kalma taş işçiliği örnekleri, Bizans kiliselerinden objeler bunların en iyi örneklerinden. Müzenin 2. katında Anadolu’dan ve Troya kazılarından getirilen eserler sergileniyor. Müzenin 3.katında ise komşu kültürlerden getirilen eserleri görebilmek mümkün.

Ayrıca Arkeoloji Müzesi’nde İstanbul'un tarihini belgeleyen eserler ve heykeller yanında lahitlerin sergilendiği bir bölüm de yer alıyor. Lübnan, Selanik ve Efes'ten gelen lahitlerin bulunduğu bu kısımda Sidon Kraliyet Nekropolisi, İskender Lahdi, Ağlayan Kadınlar Lahdi ve Sidamara Lahdi müzede dikkat çeken en önemli eserlerden.

*İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin ziyarete açıldığı 13 Haziran günü halen Türkiye'de Müzeciler Günü olarak kutlanıyor.

ESKİ ŞARK ESERLERİ MÜZESİ

Arkeoloji Müzeleri’ndeki üçüncü bina da Eski Şark Eserleri binası. Osman Hamdi Bey tarafından 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi yani Güzel Sanatlar Akademisi olarak inşa ettirilmiş bu bina Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk Güzel Sanatlar Akademisi olarak biliniyor.

Uzun süre bir okul olarak kullanılan yapı, dönemin arkeoloji müzesi müdürü Halil Edhem Bey tarafından Yakın Doğu ülkeleri eserlerinin sergilenmesi amacı ile müze haline getirilmiş. Eski Mezopotamya, Pre-Yunan Anadolu, Asur, Sümer, Babil, Eski Mısır ve İslam öncesi Arap kültürüne ait arkeolojik parçalardan oluşan bu kısım görkemli koleksiyonuyla bir hayli dikkat çekici.

Dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde görebileceğiniz diğer önemli eserler ise şunlar: Antik çağlardan Roma döneminin sonlarına kadar gelen Aphrodisias, Efes ve Miletos'a ait heykeller, Bergama'da bulunan Zeus Tapınağı'ndaki heykel parçaları, Konstantinopolis Hipodromu'nda serpantin sütunundan yılan başı, Büyük İskender'in ve Zeus'un Büstleri, Babil'in Ishtar Kapısı’ndan sırlı fayans görüntüleri, bilinen en eski barış antlaşması Kadeş, Çivi harfli yazıtlarla yaklaşık 75.000 belge içeren tablet arşivi, Osmanlı’ya ait madeni paralar, süslemeler ve madalyalar…

İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne Ulaşım

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Gülhane Parkı girişinin sağından Topkapı Sarayı Müzesi’ne çıkan Osman Hamdi Bey Yokuşu üzerinde bulunuyor.

Müzeye en kolay şekilde tramvay hattıyla ulaşılabiliyor. Müzeye tramvayla ulaşmak için Gülhane Durağı’nda inip Gülhane Parkı girişinden Topkapı Sarayı’na giden yola sapmanız gerekiyor. Bunun yanında Sirkeci Marmaray Durağı’nda inip, Sirkeci’den Gülhane’ye yürüyebilir ya da Sirkeci’den Gülhane’ye tramvayla geçebilirsiniz.

İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni Ziyaret

Dünyanın sayılı müzelerinden biri olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri yaz dönemi 09.00-19.00 saatleri arasında, kış dönemi 09.00-17.00 saatleri arasında hizmet veriyor.  Müze dini bayramların birinci günü saat 13:00’e kadar kapalı. Onun dışında ise her gün ziyarete açık. Müzekart sahipleri müzeyi ücretsiz olarak ziyaret edebiliyor. Müzekart olmayanlar müzeye 20 TL karşılığında bilet alarak girebiliyor.

Adres: 

İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne ait daha fazla fotoğraf görmek için buraya tıklayın.

 

Yorumlar