İstanbul’un Karadeniz’e açılan yüzü: Rumelifeneri Köyü

İstanbul’un Karadeniz’e açılan yüzü: Rumelifeneri Köyü

İstanbul'da yaşayan ve şehrin kaosundan, kalabalığından bıkan çoğu kişi genellikle şehirde henüz çok keşfedilmeyen yerleri tercih ediyor. İşte o canınız sıkıldıkça gidip biraz hava alabileceğiniz, şehirden uzaklaşıp kafa dinleyecebileceğiniz ender yerlerden biri de Rumelifeneri Köyü.

Rumelifeneri Köyü 

17-18. yüzyıllarda Rum halkın yaşadığı bir yer olan Rumelifeneri Köyü, Marmara Denizi’nin Karadeniz ile birleştiği noktada bulunuyor. Zamanla Rum nüfusun yerini başka şehirlerden gelip İstanbul’a göç eden Türkler’in aldığı bu köy, adını ise köyde bulunan tarihi deniz fenerinden alıyor. "Rumeli Feneri" ya da "Türkeli Feneri" olarak bilinen bu deniz feneri Anadolu Feneri’nin tam karşısında bulunuyor.

Kırım Savaşı sırasında Fransızlar’a ve İngilizler’e ait gemilerin Boğaz’a girişini takip etmek amacıyla yapılmış olan fener, 1856 yılında Anadolu Feneri ile beraber Fransızlar’ın işletilmesine bırakılmış. Daha sonraları işletimi tamamen Türklere geçen fener, uzun yıllar boyunca Boğaz’dan geçen gemilere rehber olmuş. Her gün Karadeniz'in eşsiz manzarasını ve rengarenk balıkçı teknelerini gören fener, şimdilerde ise 3. Köprü’nün inşaasına şahitlik ediyor. Fenerden aşağı doğru inince sol tarafınızda Rumelifeneri Kalesi’ni görürken diğer tarafta dalkıranı aşmaya çalışan hırçın denizi görüyorsunuz. Buranın denizli öylesine dalgalı ki. Belki de bu yüzden mavinin bin bir tonunu içinde barındırıyor.

Denizi gören evlerin arasında geçerek kaleye doğru giden yolu takip ediyoruz. Bu yolu devam ettiğinizde başka bir yere sapmanıza hiç gerek yok. Çünkü yol sizi direkt kaleye götürüyor. 15 dakikalık bir yürüme mesafesiyle kaleye varıyorsunuz. Yığma taş tekniğiyle yapılmış kalenin günümüze kadar gelebilen kısmı terk edilmiş olsa da manzarasından bir şey eksiltmiyor. Çünkü kalenin dört bir yanı da denizi görüyor ve manzara her açısından inanılmaz gözüküyor.

Kim tarafından yapıldığı bilinmeyen ancak 17.Yüzyıldan kalma olduğu bilinen kale; 4. Murad zamanında yeniden inşa edilmiş ve askeri birliklerin konaklama alanı, buğday ambarı gibi işlevlerle kullanılmış. Doğuyu ve batıyı gören iki de kulesi bulunan kale Boğaz’dan gelip, şehre inen o havayı içinizde hissettiriyor.

Rumeli Feneri'ne Ulaşım

Köye özel araç ile gelmek istiyorsanız Sarıyer üzerinden Şehit Mithat Yılmaz Caddesini izleyerek, Hüseyin Kalkavan Lisesi karşısındaki Rumelifeneri sapağına yönelmeniz gerekiyor. Aynı yol üzerinden devam ederek Koç Üniversitesi’ni geçtikten sonra da Sarıyer-Rumeli Feneri yolunu takip edip, Rumelifeneri Köyü’ne varabiliyorsunuz. Eğer köye otobüsle gelmek istiyorsanız Hacıosman Otobüs Durağı’ndan kalkan 150 numaralı otobüse binmeniz gerekiyor. Otobüsler 20 dakikada bir kalkıyor ve yol yaklaşık 35 dakika sürüyor.

Rumeli Feneri'nde Ne Yenir?

Sarıyer’den Rumelifeneri Köyü’ne kadar olan kısımda yaşayan halkın temel geçim kaynağı balıkçılık. Her yerde balıkçı ağlarını ve balık restoranlarını fazlasıyla görmek mümkün. Levreğinden çinekopuna, kalamarından, midyesine deniz ürünlerinin en tazesini burada yemeniz ise kaçınılmaz. Çünkü Karadeniz’in bereketi burada da kendini gösteriyor ve hava elverdiğince her gün sabahın ilk ışıklarıyla balığa çıkılıyor. Üstelik buradaki restoranlar manzaraları güzel olmasına rağmen hem Boğaz'a göre daha ucuz hem de balığı çatalla yemek zorunda olmadığınız mekanlar...

Not: Bir de Rumelifeneri’ne gelmişken odun fırınından taze çıkmış mısır ekmeğinden almayı unutmayın!

Rumeli Feneri'nde Ne Yapılır?

-Boğaz manzarası eşliğinde leziz bir köy kahvaltısı yapabilirsiniz.

-Denizin o eşsiz manzarasını seyredebilir, iyi bir yüzücüyseniz Karadeniz’in hırçın sularında yüzebilirsiniz. Ama tabi dikkatli olmanızda fayda var. 

-Öğlen ya da akşam yemeğinde taptaze deniz ürünleriyle midenizi şenlendirebilirsiniz. 

-Marmaracık Tabiat Parkı’nı ziyaret edebilirsiniz.

-Garipçe, Kumköy, Kısırkaya gibi çevre köyleri gezebilirsiniz.

SON: Bu harika deniz manzarasını tekrar görmek ve bu manzaranın insan eliyle kirlenmemesi umuduyla buradan ayrılıyoruz.

 

 

Yorumlar