Roma Gezi Rehberi

Roma Gezi Rehberi

Günler süren vize alma işlemi, yolculuk hazırlığı derken gecenin üçünde uyumakla uyumamak arasında kalmış bir taksici tarafından Atatürk Havalimanı’na . Güvenlik kuyruğu, yurtdışı çıkış pulu, bagaj teslimi, ayrılık faslı, pasaport kontrolü derken beni Roma’ya götürecek uçağın kapısında bekliyorum. Yıllarca hayalini kurup en sonunda izin koparabildiğim ilk İnterrail seyahatim böylece resmi olarak başlıyor artık.

Dilini bilmediğim bir ülkeye tek başıma uçacak olmanın ve hayallerini gerçekleştirmenin özgürlüğü gerçekten tarif edilemez bir duygu. Saatler altıyı gösterdiğinde İstanbul’dan Roma’ya giden Alitalia uçağının cam kenarındaki bir koltukta ilk defa uçağa binmenin heyecanını tadıyorum. İlk izlenimlerime göre uçak serin ve dar. Ama uçaktan korkmak için hiçbir neden yok. İtalyanca yapılan anonslardan bir şey anlamasam da hayran hayran dinlemekle yetiniyorum.  Dünyayı yukardan seyretmek denizleri, dağları yukardan görmek çok daha hoş geliyor gözüme.

Yaklaşık 2,5 saat süren uçak yolculuğumun sonunda Roma Fiumicino Havalimanı’na iniyorum. Uzun bir pasaport kontrolünden sonra hızla sırt çantamı alıp beni Roma Termini’ye götürecek otobüsün olduğu yere varıyorum. Çünkü havaalanı ile terminal arasında yaklaşık 30 km var ve bu yolu otobüs ya da metro kullanarak geçebiliyorsunuz. Ben 8 euro gibi bir ücret ödeyerek otobüse binmeyi tercih ediyorum. Yanımda oturan İtalyan bir kadınla İngilizce olarak İstanbul hakkında konuşuyoruz. Hiç beklemediğim şekilde İstanbul’u bilmesi beni şaşırtıyor, bir yandan da mutlu oluyorum.  Daha sonra otobüs Kolezyum’un önünden geçerek Termini’ye varıyor.

İtalya’yı birlikte gezmeyi hayal ettiğimiz arkadaşım Napoli’de Erasmus yaptığı için buluşma noktamız tam da burası, Roma Termini oluyor. En yakın arkadaşınızla hayal ettiğiniz şehirde buluşmak da gerçekten çok farklı bir duygu. Sırt çantalarımız sırtımızda her sokağında derin bir tarih yatan bu şehir adeta yollarını arşınlamamız için bizi kucaklamaya başlıyor. Biz de kalacağımız hostelin yolunu tutuyoruz.

VİZE

Avrupa Birliği ve Schengen grubu ülkelerinden biri olan İtalya’ya gidebilmek için, umuma mahsus pasaportu olanların Schengen vizesi alması gerekiyor. Vize başvuruları İtalya Konsolosluğunun yetkilendirdiği kurumlar ya da turizm/seyahat acenteleri sayesinde yapılabiliyor. Diplomatik, hizmet ve hususi pasaport sahipleri ise 180 gün içinde 90 günü aşmamak kaydıyla, İtalya’ya yapacakları seyahatlerinde vizeden muaflar.

PARA BİRİMİ

İtalya'da diğer Avrupa Birliği ülkelerindeki gibi para birimi olarak Euro (EUR) kullanılıyor. Siz de herhangi bir İtalyan şehrine gidiyorsanız paranızı mutlaka Euro’ya çevirmeniz gerekiyor. Euro’nun Türk parası karşılığı ise o günkü kura göre değişiklik gösteriyor.

Parayı çevirirken döviz bürolarındaki fiyat farklılıklarına ve komisyon miktarlarına dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bazı döviz büroları paranızı yüksek miktardan çeviriyor gözükse de komisyon alabiliyor. Bazı döviz büroları komisyon almayıp, paranızı düşük miktardan çevirebiliyor. Bu yüzden hiç komisyon almayan ya da komisyon miktarı az olan ve paranızı çevirdiğinizde çok fazla zarar etmeyeceğiniz bir döviz bürosunu tercih etmenizi tavsiye ediyorum. Zarara girmemek için de ihtiyacınız olan miktarı çevirmenizde yarar var. Bunun yanında Türkiye’de güvendiğiniz bir döviz bürosunda paranızı Euro’ya çevirebilirsiniz.

ROMA’YA NE ZAMAN GİDİLİR?

Tiber ve Aniane nehirleri arasında bulunan Roma,  Akdeniz’e yakınlığı sayesinde her mevsim gidilmek için uygun şehirlerden biri. Özellikle yaz aylarında turistlerin çokça ilgisini çeken bu şehri gezmek için en uygun zaman ise bahar aylarıdır. Ayrıca sonbahar aylarında azalan turist sayısıyla konaklama fiyatları düştüğü, mağazaların indireme girdiği de bilinmelidir.

ROMA’YA NASIL GİDİLİR?

Türkiye üzerinden Roma’ya hava yolu ve tren yolu alternatifleriyle ulaşılabiliyor. Roma’ya uçakla gitmek için Türk Hava Yolları, Pegasus, Aegean Air, Alitalia gibi firmaların alternatif uçuşları bulunuyor. Kampanyalarını takip ettiğiniz takdirde Skyscanner, Aerobilet, Turna.com gibi sitelerden uçak biletinizi çok uygun fiyatlara almanız da mümkün. İstanbul’dan Roma’ya gitmek yaklaşık 1,5 saatinizi alıyor.

Roma’ya Avrupa üzerinden gitmek içinse tren alternatifiniz bulunuyor. Avrupa’nın donanımlı tren ağları sayesinde çok sayıda şehirden Roma’ya, Roma’dan da çok sayıda şehre trenle kolayca ulaşabiliyorsunuz.  

ROMA’DA NEREDE KALINIR?

Roma'da kalıcak yer için pek çok alternatif bulunuyor. İsterseniz en lüks otelde Kolezyum manzarası eşliğinde uyanabiliyor, isterseniz ucuz bir hostelin Roma'nın en güzel sokaklarına açılan odalarında uyanabiliyorsunuz. Biz Interrail yaptğımız için hostelde kalmayı tercih ediyoruz. Hostel henüz Türkiye'de yaygın olmayan bir alternatif. Bizdeki pansiyonlara benzeyen bu özellikle kalacak yere çok para harcamak istemeyenlerin bir numaralı tercihi. Ancak önceden rezervasyon yaptırıp hangi hostelde kalacağımızı belirlemediğimiz için Roma’da hostel bulma konusunda biraz zorlanıyoruz. 17 kiloluk sırt çantalarımızla yarım saat Roma'nın içine yürüdükten sonra Eurorooms adlı bir hosteli buluyoruz. Kişi başı 30 euro ödediğimiz bu hostelde, üç kişilik odada 2 kişi kalıyoruz. Odada üç tek kişilik yatak, 1 dolap, 1 tuvaletten fazlası yok. Odanın baktığı pencereden sokak pazarını görebiliyoruz. Ancak bu hostel daha sonra İtalya seyahatimiz boyunca kaldığımız en pahalı ve en kötü hostel oluyor.

ROMA’DA ULAŞIM

Roma’yı gezerken Vatikan’a metroyla gitmek dışında bu şehirde toplu taşımayı kullanmıyoruz. Çünkü Roma her sokağı görülesi bir şehir. Toplu taşımayla gezmek şehri özümsemenizi engelliyor. Sanki bütün eserleri görmeliymişsiniz gibi hissediyorsunuz gezerken. Ama tabi ki ulaşım için kullanabileceğiniz otobüsleri, metrosu, şehirlerarası çalışan bir tren hattı bulunuyor. Bu araçların biletlerine, bilet makinelerinden ya da bilet gişelerinden rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Toplu taşımaya para vermek istemezseniz de seçenekleriniz bulunuyor. Otobüslere orta veya arka kapıdan, trenlere ise bilet kontrolcüsüne denk gelmeden biletsiz binebiliyorsunuz.  İtalyanlar bu konuları çok da kasmıyor. Ancak kırk yılın başı yapılan bilet kontrolü size denk gelirse ceza yemeniz kaçınılmaz oluyor. Yakalanırsanız 60 euro gibi bir ceza ödemek zorunda kalıyorsunuz. Bunların dışında pazarlık yapacağınız taxileri ve Roma'yla bütünleşen Vespalar’ı kiralamak için de birçok nokta bulunuyor.

ROMA’DA NE YENİR?

İtalya’nın her yerinde olduğu gibi Roma da makarna ve pizza cenneti. Biz Roma’da makarna değil de pizza yemeyi tercih ediyoruz. Pizzaların fiyatları yediğiniz yere göre değişiyor. Eğer bir restorantta yemeği tercih ediyorsanız yedikleriniz dışında sizden masa parası olarak tabir edilen bir bahşiş alınıyor. Tabi ki dilim pizza alabileceğiniz mekânlar da yok değil. İtalya’nın neresine gidersiniz gidin kokusuyla İtalya sokaklarını dolduran, fesleğen, mozzarella peyniri ve domates sosu kullanılarak yapılan İtalyan Margheritası’nı demenizi tavsiye ediyorum. Türkçe haliyle margarita olarak adlandırılan bu pizza, zamanın ünlü pizza ustası Raffaele Esposito tarafından yapılmış. Kraliçe Margherita  pizzayı çok beğenince bu pizzaya kraliçeye ithafen “margherita” denilmiş ve zamanla İtalya’nın olmazsa olmazı haline gelmiş.

Ancak Roma’da illa pizza ve makarna yemek zorunda da değilsiniz tabi ki. (Bence yemeden dönmeyinwink) Uluslararası alanda tanınmış Burger King, Mc Donal’s, Subway gibi yemek zincirlerini de Roma’da bulabiliyorsunuz. Bunun yanında bir de tatmanız gereken namı dünyaya yayılmış Roma Dondurması var. “Gelateria” adı verilen dondurmacılar dondurmaları, topu 1-6 euro olarak değişen fiyatlarda satıyorlar. Tiramisulu dondurmanın tadı Roma’da bir başka oluyor.

Ayrıca her ülkede olduğu gibi Roma’nın marketlerinde de gayet makul fiyatlarda ürünler yer alıyor. Büfelerden 2.5 euro’ya aldığınız suyu marketten 70 cent’e alınca aradaki fiyat farkını gayet iyi anlayıp, marketlerden vazgeçemiyorsunuz. Ayrıca ihtiyacınız olan diğer şeyleri de bu marketlerden bulabiliyorsunuz. Bunun yanında Roma’da şişelerinizi doldurabileceğiniz çeşmeler bulunuyor. Bu çeşmelerden gönül rahatlığı ile su içebiliyorsunuz.

ROMA’DAN NE ALINIR?

İtalya gezimi tamamladığımda Roma magnet bakımından çok da pahalı olmayan bir şehir olarak gönlüme taht kuruyor. 1 euro’ya magnet bulabiliyorsunuz çünkü. Bunun dışında Collesium gibi şehirle özdeşleşen yapıların minyatürlerini  1-2 euro’ya alabiliyorsunuz. İtalya fotoğraflarıyla süslü kupalar da 5 euro’dan satılıyor. Daha pahalı hediyeler almak isterseniz de hediye dükkânlarında bol bol seçeceğiniz bulunuyor. Yiyecek olarak da farklı makarna çeşitleri ile değişik İtalyan soslarını (özellikle de yeşil fesleğenli pesto sosunu) marketlerde uygun fiyatlara bulabiliyorsunuz. Ayrıca İtalya’nın bu nadide şehrinden şarap almak isterseniz de kırmızısından beyazına, köpüklüsünden tatlısına her türlü şarabı bulabileceğiniz çok sayıda şarap dükkanı da bulunuyor.

SON: Roma, yaşanmak için tercih edilecek bir yer olmasa da hayatınızda bir kere görülmeyi hak ediyor bence. Sokaklarında kaybolup saatlerce yürüdüğümüz bu tarihi şehre tekrar gelmek üzere buradan ayrılıyoruz. Sıradaki durağımızda Siena var:)

 

 

 

Yorumlar