Semt-i Balat

Semt-i Balat

Balat, eskiden beri Haliç’in önemli bir ticaret merkezi. Yüzyıllardır çok sayıda farklı milletten ve dinden insanı ağırlayan semt, günümüzde değişen yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor.

Balat Rehberi

Bizans Dönemi'nde çok sayıda Venedikli ile Cenevizlinin, Osmanlı Dönemi’nde ise Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Gürcüler ve diğer gayri Müslimlerin yerleştiği Balat’ta, şimdilerde eskilerden pek kimse kalmamış. Eskiden yaşayanların rengarenk cumbalı evlerinin bir kısmında, bu sıralar en çok Romanlar ve göçmenler oturuyor. 

1997 yılından beri restorasyon projelerinin devam ettiği semtte hala çok sayıda bina restorasyona ihtiyaç duyuyor. Bölgede birbirine çok yakın camiler, Rum ve Bulgar Ortodoks, Ermeni Ortodoks ve Gregoryan kiliseleri ile Yahudi sinagoglarını bir arada görebiliyoruz. Bu da İstanbul’un eski zamanlardan kalma hoşgörülü, çok kültürlü yapısından kaynaklanıyor.

Eskilerden gelen mahalle kültürünün hala korunmaya çalışıldığı semtte evden eve gerilmiş çamaşırlara rastlamadığınız sokak neredeyse yok. Sokaklarda birkaç top oynayan çocuktan fazlası kalmamış. Nüfusunun giderek azaldığı Balat'ta gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla yapılan yeni oteller ve açılan yeni mekanlar ise umut verici. Bu bakımdan Balat, Karaköy’den sonra hızla değişime uğrayan semtlerden biri olacağa benziyor.

BALAT’TA GEZİLECEK YERLER

Fener Rum Patrikhanesi

Balat'ı Sadrazam Ali Paşa Caddesi’nden gezmeye başlıyoruz. Sol taraftan ilerlediğimizde dünyadaki tüm Ortodoks Hristiyanlığı temsil eden önemli bir merkez olan Fener Rum Patrikhanesi bizi karşılıyor. Türkler’in İstanbul’u almasıyla birkaç kez yer değiştirmiş olan patrikhane, 1601 yılından beri bugünkü yerinde bulunuyormuş. Ancak patrikhane bugünkü görüntüsüne 1800’lü yıllarda yapılan restorasyonla kavuşmuş.

Patrikhane girmek için 3 kapı bulunuyor. Patrikhanenin önündeki basamakları tırmandığınızda karşınıza çıkan kapı, 182 yılında Mora İsyanı'nı desteklediği gerekçesiyle idam edilen Patrik V.Grigorios ve üç metropolitin burada idam edilmesi anısına kapalı tutuluyor. O günden beri girişler için sol kapı tercih ediliyor ve bu kapı sizi patrikhanenin içindeki Aya Yorgi Kilisesi’ne götürüyor. Ziyarete açık olan bu kilisede bütün dünyada sadece 10-15 olduğu tahmin edilen ikonların 3 tanesi bulunuyor. Ayrıca kilisede Rum Ortodoksları’nın değerli kutsal eşyaları ve patrik tahtı da korunuyor. Göz alıcı bir tahta oymacılığına sahip kilisede Rum Ortodoks inancına göre Hz. İsa’nın gerildiği çarmıhın da bulunduğuna inanılıyor.

Fener Rum Patrikhanesi günümüzde Patrik I. Bartholomeos tarafından yönetiliyor. Rum Ortodoks kiliseleri üzerinde simgesel bir otoritesi olan İstanbul patriği, 6. yy'dan beri "Ekümenik Patrik" sıfatıyla dünyadaki tüm Ortodoksların ruhani lideri kabul ediliyor. Ancak Cumhuriyet döneminde Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin etkinlik alanı sadece dinîi konularla İstanbul'daki Rum cemaati ile sınırlandırılmış durumda.

Dimitri Kantemir'in Evi

Balat'ın rengarenk cumbalı evlerinin arasında yürürken etrafı eski taşlarla döşenmiş merdivenlerin arasından görünen bir köşke rastlıyoruz. Bu evin sahibinin; babası Boğdan prensi Konstantin olan ve Osmanlı aleyhine çalışmaması için rehin olarak 17 yıl Balat’ta yaşamış Dimitri Kantemir’in Evi olduğunu öğreniyoruz. Kantemir’in evinin bulunduğu bahçeyse tarihte önemli bir yere sahip Kantakuzenos Ailesi'ne aitmiş. Dimitri Kantemir Doğu ve Batı kültürünün etkisiyle Türk musiki makamında şarkılar bestelemiş. Günümüzde evinin müze olması çalışmaları hala sürüyor.

Fener Rum Lisesi (Kırmızı Mektep)

.

Balat’ta gezerken sırtınız denize verdiğinizde kırmızı tuğlaları ve görkemli mimarisiyle yükselen bu binayı görmemek elde değil. Kırmızı Mektep olarak da adlandırılan bu bina Fener Rum Erkek Lisesi olarak biliniyor. Zamanında sadece Rum erkek öğrenciler için açılan ve teolojik ağırlıklı dersler verilen okul zamanla Rum erkek öğrencilerinin azlığından dolayı karma bir okul olmuş ve diğer azınlıklara açılmış. 19. yüzyılın en önemli mimarlarından biri olan Kostantin Dimadis tarafından inşaa edilen yapıda Marsilya’dan getirilmiş kırmızı tuğlalar ve granit kullanılmış. Fener sırtlarındaki bir tepeye yapılan okul muhteşem mimarisiyle bugün hala tüm dikkatleri üzerine topluyor. 600 öğrenci kapasiteli okul günümüzde 50-60 öğrencisiyle eğitim hayatına devam ediyor.

Kanlı Kilise

Fener Rum Kilisesi binasının hemen alt sokağında ise “Kanlı Kilise” bulunuyor. Kilise İstanbul'da Osmanlı Dönemi'nde camiye çevrilmeyerek Rumların ibadetine bırakılmış. Bizans Dönemi’nden kalma tek kilise olan Kanlı kilise anlatılanlara göre, İmparator Michael VIII Palaceologus’un gayri meşru kızı prenses Maria tarafından yaptırılmış. Maria o dönemde Moğol hükümdarıyla evlendirilmek istenmiş. Ancak hükümdar öldürülünce oğluyla evlenmek zorunda kalmış. O da öldürülünce İstanbul’a dönen Maria günümüze kalan şekliyle manastırı ve kiliseyi inşa ettirmiş. Maria Ktētorissa (Kurucu) unvanını alırken, kilise Mouchliōtissa (Yunanca "Moğolların") lakabını almış. Kilise içindeki yer alan mozaikler ile Sultan II. Mehmed ve Sultan II. Bayezid'ın kilisenin Rum cemaatine bırakıldığına dair fermanları bir hayli dikkat çekiyor.

Sveti Stefan Bulgar Kilisesi

Balat’ın deniz kıyısında gezindiğinizde gözünüze yeşilimsi ve gotik tarzlı bir yapı takılıyor. Bulgarlar tarafından tamamı dökme demirden inşa edilen Sveti Stefan Bulgar Kilisesi'nin yapımı, milliyetçilik prorangandalarını önlemek isteyen Osmanlı padişahlarının emriyle 1 ayda tamamlanabilmiş. Ancak yine de kilise yapılırken Bulgar milliyetçiliği ön plana çıkmış.

BALAT’A ULAŞIM

Balat, Eminönü-Eyüp hattının arasında bir yerde konumlandığı için toplu taşımayla kolay ulaşılabilen bir semt. Balat'a gitmek için 2 seçeneğiniz var. Birincisi metrobüsle Ayvansaray durağında inip Eyüp’ten Eminönü yönüne giden herhangi bir otobüse binip, Fener durağında inmek. İkincisi de Eminönü’ne gelip Balat’tan geçen 99Y, 44B, 399C, 399B, 99A gibi Balat'tan geçen otobüsleri tercih etmek.

BALAT’TA NE YENİR?

Karaköy gibi hızla değişen Balat’ta yeni mekanların açılması kafe kültürünün yaygınlaşmasını ve diğer mekanların artmasının sağlamış. Bu bakımdan oturup sıcak bir çay içecek, Balat’ın tarihi evlerinde kahvelerinizi yudumlayacak, Fener köftesinden tadacak çeşitli mekanları bulabilmek mümkün.

BALAT’TAN NE ALINIR?

Balat, eski eşyaları özenle koruyan Vintage ve antika dükkanlarıyla ünlü. Eğer "Ben de eski ve kullanılmış eşyalara bayılırım!" diyorsanız aradığınız şeyleri burada kolaylıkla bulabilmeniz mümkün. Bunun yanında dini ikonaların ve eşyaların satıldığı dükkanlar da mevcut.

 

Yorumlar