Siena Gezi Rehberi

Siena Gezi Rehberi

İtalyarail’imizin ikinci durağına gitmek için sabah erkenden eşyalarımızı toplayıp Roma’da kaldığımız hostelden ayrılıyoruz. Sırt çantalarımızla Roma’nın Terminisi’nden bizi Siena’ya götürecek trene doğru yola koyuluyoruz. Roma’dan ayrılıyor olmanın burukluğuyla sanki bugün herkes bu şehri terk ediyormuş gibi geliyor bana.

Termini’ye ulaşınca vakit kaybetmeden ilk defa pass’ımızı kullanacak olmanın heyecanıyla trenimizi bulmaya çalışıyoruz. Bizim treni kompartmanın en sonuna koydukları için çantalarla bir süre trene doğru koşuyoruz. Sonunda trenimize biniyoruz. İlk tren yolculuğumuz 2,5-3 saat sürüyor. 2’şer kişinin karşılıklı oturabildiği koltuklarda oturuyoruz. Tren dolu denmeyecek bir miktar yolcuya sahip.

Arkadaşım tren kalktıktan bir süre sonra uykuya dalıyor. Ben etrafımı çekmekten uyuyamıyorum.  O uyanınca Roma’daki marketten aldığımız kiloluk sütümüz ve kahvaltılık bisküvimiz (Ottimini) ile kahvaltı ediyoruz. “Floransa’ya giderken uğramamak olmaz!” dediğimiz Siena’yı çok da vaktimiz olmadığı için 3-4 saatte hızlıca gezip, görmeyi planlıyoruz.

Siena'ya vardığımızda istasyondan otobüse binip şehir merkezine doğru gidiyoruz. Yanlış durakta indiğimiz için kalan yolu sonbahar yapraklarının kırmızımsı tuğladan yapılmış Siena evleriyle karıştığı yollardan geçerek yürüyoruz. Merkezine vardığımızda Siena, Roma’ya göre bize çok sakin ve huzurlu geliyor. Sokaklarında yürürken Toskana havasının yüzünüze yüzünüze vurduğu bu şehir tam da Ortaçağ savaşçılarının yaşadığı gibi önümüzde duruyor. Ancak ara sokaklarında gördüğümüz dünyaca ünlü markaların mağazaları bu tarihi sokakların havasını bozmaya yeltenmiş görünüyor.  Sokakları farklı aileler ile farklı semtleri temsil eden rengârenk bayraklarla süslü bu şehir yine de bizi kendine hayran bırakmadan yollamıyor.

SİENA’DA GEZİLECEK YERLER

Basilica Cateriniana di San Domenico (Aziz Domenico Bazilikası)

Siena’nın en önemli yapılarından biri olan Basilica Cateriniana di San Domenico’nun,  yapımına 1226 yılında başlanmış ve Fontebranda bölgesine bakan Camporegio Tepesi’nin dik tarafına inşa edilmiş. Gotik manastır tarzında yapılmış ve yapımı yaklaşık iki yüz yıl sürmüş bazilika, sonradan hayatının büyük bir bölümünü bu bazilikada geçiren Aziz Katherine’e ithaf edilmiş. Bazilikada Andrea Vanni tarafından Aziz Katherine’nin orijinal portresi ile el yazmaları ve kutsal emanetleri de bulunuyor. Hristiyanlar için önemli bir maneviyat merkezi haline gelmiş bu yer, her yıl binlerce hacı ve turist tarafından ziyaret ediliyor.

Piazza del Campo (Campo Meydanı)

Siena’nın Ortaçağ’dan beri düzenlediği ve uluslararası alanda tanınmış at yarışı oyunları “Palio”nun yapıldığı alan olan bu meydan, şehrin kalbi diyebileceğimiz bir yer. Bizim dinlenme noktalarımızdan biri olan Piazza del Campo şehrin içine yayılıyormuş havası veren radyal biçimi, kafeleri, hediye dükkânları ve ilginç mimarisiyle turistler tarafından da büyük ilgi görüyor.

Palazzo Pubblico (Halk Sarayı)

Piazza del Campo’da ilginç mimari yapısıyla dikkat çeken bu binanın yapımına 1297 yılında başlanmış.  Yapı, Gotik havasıyla İtalyan Ortaçağ mimarisinin en güzel örneklerinden biri olmuş. Torre del Mangia adı verilen kulesi ve Piazza del Campo’daki tüm heybetiyle akıllarda kalan bu yapı günümüzde devlet binası olarak kullanılıyor. Binanın içinde Ortaçağ eserlerinin sergilendiği “Civic Museum” da bulunuyor.

Piazza del Duomo Siena (Siena’nın Duomosu)

İtalyan Gotik mimarisinin muhteşem örneklerinden bir diğeri de bizim için, yapımına 1230 yılında başlanan Piazza del Duomo Siena oluyor. Latin haçı şeklinde yapılmış olan katedralin ön cephesinde peygamberler, alegorik kehanetler ve hayvan tasvirleri ile zenginleştirilen mermer detaylar bulunuyor. Ancak katedralin içine girmek için 10 euro’yu gözden çıkarmanız gerekiyor.

Palazzo Salimbeni (Salimbeni Meydanı)

 

Siena’nın en eski ticaretle uğraşan ailelerinden Salimbeni ailesine ait bu yapı, dünyanın en eski bankalarından biri olan Monte dei Paschi di Siena’ya ev sahipliği yapıyor. Meydanın ortasında ise yerel, dini figür Sallustio Bandini’nin heykeli  bulunuyor.

SİENA’DA ULAŞIM

İtalya’nın en çok turist çeken şehirlerinden biri olan Siena, Roma ve Floransa arasında bir konumda bulunduğu için hem tren hem de karayoluyla rahatça ulaşılabiliyor. Biz buraya trenle gelmeyi tercih ediyoruz. İstasyondan şehir merkezine giden otobüslerle de rahatça merkeze kadar gidebiliyorsunuz. Tabi bizim gibi yanlış durakta inerseniz, yolun yarısını sırt çantanızla yürümek zorunda kalıyorsunuz.

SİENA’DA NE YENİR?

Siena’da yemek için büfeler ile ara sokaklardaki birkaç yemek dükkânı dışında Roma kadar çok alternatif bulunmuyor. Zaten biz Siena’yı kısa sürede gezdiğimiz için sadece öğle yemeğimizi burada yiyoruz. Küçük bir büfeden 4’er euro civarında bir para vererek makarna ve sandviç alıyoruz. Toskana makarnası, sosuyla evde yaptığımız makarnalardan ayrılıyor.

SİENA’DAN NE ALINIR?

Siena İtalya’da gezdiğimiz yerler arasında yüksek fiyatlarıyla, hediyelikleri en pahalı şehirler listesinde en başa oturuyor. Çünkü burada magnetler bile 3.5 euro’dan başlıyor. Kartpostal dışında başka bir şey almamayı tercih ediyoruz. Ama kupa, tshirt, çanta gibi fiyatları çok da uygun olmayan başka hediye alternatifleri de bulunuyor. Yiyecek olarak Siena’ya özgü bir şey almak isterseniz de badem ezmesi kullanarak yaptıkları Ricciarelli bisküvilerini tavsiye ediyorlar.

SON: Kısa sürede gezmiş olmamıza rağmen Siena’yı çok beğeniyoruz. Böyle giderse İtalya’nın her yerinde bir parçamızı bırakacakmışız gibi hissediyorum. Sonra merkezden istasyona giden otobüse binip, Floransa’ya doğru yollanıyoruz. Yazımı bitirip uyumaya çalışıyorum…

 

 

 

Yorumlar